Türkiye’de ekonominin en önemli lokomotiflerinden olan turizm sektöründe 2026 yılı gelir beklentisi son açıklanan Orta Vadeli Program’da 68 milyar dolardan 65 milyar dolara düşürüldü. Rusya-Ukrayna savaşının yanı sıra Orta Doğu’da yaşanan gerilimler ve ABD-İsrail-İran üçgeninde süren savaş bu düşüşün başlıca nedenleri olurken; PEGAS Touristik BDT Ülkeleri Koordinatörü Orhan Sancar turizm politikalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Turizm Güncel Haber Müdürü Okan Beltek’e açıklama yapan Sancar, Rusya’ya uygulanan yaptırımların önümüzdeki dönemde sona ermesiyle birlikte Türkiye’nin bu pazardaki rakiplerinin çoğalacağına dikkat çekti.
Sancar, son dönemde Rusya’dan Asya ülkelerine olan ilginin arttığını belirtirken şunları söyledi: “Son yıllarda uzak Asya ülkeleri, özellikle Vietnam’ın Rus pazarında ciddi bir atağı var. Turist sayısı günden güne artıyor. Bir de Vietnam ile Rusya dost ülke olarak geçiyor. Dolayısıyla 3 yıldır Rusya’dan Vietnam’a yüzde 300’e kadar talep artması oldu. Ayrıca Çin’in Hainan Adası var. Ruslar o bölgeyi de çok seviyor. Hainan Adası da Hong Kong stilinde serbest bölge. Vize muafiyeti bu bölgeye daha önce de vardı. Ayrıca bu bölgeye yapılan uçuşlar için havayolau şirketlerine ve tur operatörlerine yolcu başına 400$ teşvik veriliyor,bu durum hem fiyatları cazip hale getiriyor,hem de kar marjını arttırıyor.
“TÜRKİYE’NİN RAKİPLERİ ARTTI”
Türkiye’nin şu andaki rakipleri artmış durumda. Hava sahaları da kapalı olduğundan dolayı, Moskova’dan daha önce 2,5 saatte buraya gelinirken; şu anda bu süre 4,5-5 saatlere ulaştı. Vietnam’a gitmesi de 7 saat civarında sürdüğü için uçuş süresi konusundaki avantajımız artık çok fazla geçerliliğini korumuyor. Türkiye daha önce Asya ülkelerini dikkate alarak bir tanıtım yapmıyordu. Bizim rakiplerimiz Yunanistan, Yunus ve Mısır olarak düşünülüyordu. Ancak şimdi bunlara Asya ülkeleri de eklendi.
“YAPTIRIMLAR SONRASI RUSLARIN SEÇENEĞİ ÇOĞALACAK”
Ayrıca Rusların savaştan sonra alternatifleri daha da fazlalaşacak. Yaptırımlar sonrası Rusların seyahat etme alternatiflerine İspanya, Yunanistan gibi yerler de eklenecek. Türkiye’nin bunlarla da mücadele etmesi gerekecek.”
“TÜRKİYE ARTIK UCUZ BİR ÜLKE DEĞİL”
Türkiye’de son yıllarda artan maliyetler nedeniyle “ucuz ülke” algısının kaybolduğuna dikkat çeken Sancar; “Fiyatlar düşürülemiyorsa alternatif şeyler üretmek gerekiyor.” dedi. Sancar, “Ben her zaman şunu söylüyorum. Turizmi çeşitlendirmemiz lazım. Antalya’nın yanı sıra Bodrum, Dalaman, Fethiye gibi bölgeleri de öne çıkarıp tanıtım yapmamız gerekiyor. Bizim ucuz bir ülke imajımız yok artık. Örneğin Vietnam’daki otel fiyatları gecelik 50 dolar seviyesindeyken, bizde 250 dolar seviyesinde. Türkiye; maliyetlerden dolayı fiyat kıramıyor. Biz kendimizi ucuz bir ülke yerine artık ‘makul’ bir ülke olarak tanıtıyoruz. Türkiye’de genel olarak hayat pahalılandı. Önceden Türkiye’ye gelen turist bir aile 15-20 dolara otel dışında yemek yiyebilirken, şimdi bu tutar 50 doların üzerine çıktı.
Bu nedenle Turizm Geliştirme Ajansı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’na Türkiye’deki festivallerin, konserlerin, etkinliklerin artırılması ile ilgili sürekli öneri sunuyoruz. Örneğin ekim ve kasımda konserler yapılırsa Antalya’da sezon uzatılabilir. Bizim için önemli olan nisan-mayıs ile ekim-kasım aylarında doluluğu yükseltmek. Çünkü Türkiye’nin haziran-eylül dönemi arasında doluluk problemi yok. Örneğin nevruz dönemi Rusya’da da kutlanıyor ve onlarda sömestr dönemi. Çin’de, Vietnam’da, Tayland’da bu dönemlerde sürekli bir festival düzenlenirken, biz bu konuda geri kalıyoruz. Maliyeti düşüremiyorsan, pazar payını kaybetmemek için alternatif şeyler üretmen gerekiyor. Biz sürekli aynı şeyleri yapıyoruz. Mesela Aspendos’ta sürekli dans gösterisi yapılıyor. Artık bu tür etkinlikleri daha da çeşitlendirmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
“ANTALYA’YA TARİFELİ UÇUŞ SAYISI ARTIRILMALI”
Antalya’ya olan tarifeli uçuş sayısının yeterli olmadığını da vurgulayan Sancar, bu sayının artırılarak turist sayısının yükseltilebileceğini vurgularken şunları dedi: “Turizm Master Planı’nda tur operatörüne dayalı bir turist sayısı hedefi var. Bugün turisti Türkiye’ye tur operatörü getiriyor. Ancak bunu daha çok tabana yaymalıyız. Daha fazla tarifeli seferlerle, sadece tur operatörünün güdümünde kalmayarak turist sayısını artırabiliriz. Münferit olarak Türkiye’ye gelmek için bu adımı atmalıyız. Örneğin, İspanya’nın en çok turist alan bölgelerinden Barselona Avrupa’nın birçok yerinden tarifeli uçuşla turist çekiyor. Ancak Antalya için bu kapasite yeterli değil. İstanbul’da charter planlaması olmamasına rağmen tarifeli uçuşlarla milyonlarca turist geliyor. Antalya’ya da o yüzden çok sayıda tarifeli uçuş koymamız gerekiyor.”
“BDT ÜLKELERİNDEN YAVAŞ YAVAŞ TURİST ÇEKMEYE ÇALIŞIYORUZ”
BDT ülkelerinin turizm potansiyelini artırmak için çalışma yaptıklarını belirten PEGAS Touristik Yöneticisi, “Rusya gelir açısından BDT ülkelerine göre alım gücü daha yüksek. Kazakistan da mesela zengin bir ülke ancak nüfus açısından küçük bir ülke. O yüzden turizm pazar payı düşük. Diğer BDT ülkelerinin satın alma güçleri Rusya ile kıyaslanmayacak kadar düşük. Mesela Kırgızistan, Türkmenistan ve Özbekistan’dan turist alamıyoruz. Çünkü hem satın alma güçleri çok yok hem de tatil gibi alışkanlıkları yok. Yavaş yavaş onları alıştırmaya çalışıyoruz. Rusya’dan toplam 7 milyon turist gelirken, BDT ülkelerinden 500 bin civarında geliyor.” dedi.
Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Ukrayna’dan ülkemize gelen turistlerin sayısında azalma olduğunu da belirten Sancar şu ifadeleri kullandı: “Ukrayna turizm açısından çok potansiyelli bir pazarken, savaş nedeniyle orada düşme yaşandı. Ukrayna’dan Türkiye’ye gelen turistler Moldova ve Polonya üzerinden geliyor. Bazen turizm rakamlarındaki Moldova’da yaşanan yükselişin nedeni Ukraynalı turistlerin o ülke üzerinden Türkiye’ye gelmesinden kaynaklanıyor.”
HER ŞEY DAHİL KONSEPTİ DEĞİŞMELİ Mİ?
Son dönemde kamuoyunda tartışma yaratan “her şey dahil” sistemiyle ilgili de konuşan Sancar, bu sistemin değişmesi yönünde görüş belirtti. Sancar, “Her şey dahil konseptinin bir israf olduğuna inanıyorum. Turistlerin daha çok cazibe merkezlerini gezmesi için her şey dahil sisteminin biraz daha alakart sisteme dönmesi gerektiğini düşünüyorum. Turist yiyeceği kadar seçsin ve ona göre hizmet verilsin. Özellikle Alanya’nın otoyol altyapısı düzenlendikten sonra Pamukkale, Kapadokya gibi bölgelere günlük turlarla daha fazla turist götürerek onları otelden çıkarıyoruz. Bunlarla beraber uzun dönemde de her şey dahil sisteminden çıkış için alternatif yaratıyoruz. Şu anda 5 yıldızlı çok üst düzey oteller artık her şey dahilin tamamını büfeye koymuyor. Küçük küçük büfeler yaparak kişiyi sadece yiyebileceği kadar yemek almasına yönlendiriyor. Ayrıca örneğin turist birkaç gün tur alırsa ve oteldeki yiyecek içecek hizmetini almazsa; otelle görüşerek onun maliyetini düşürmeye çalışıyoruz.” dedi.
“EGE VE ANTALYA DIŞINDAKİ AKDENİZ BÖLGESİ KENDİSİNİ PAZARLAYAMIYOR”
Antalya dışında kalan bölgelerin kendisini destinasyon olarak pazarlamada yetersiz kaldığını söyleyen Sancar, “Ege ve Antalya dışında kalan Akdeniz bölgesi maalesef kendilerini ayrı bir destinasyon olarak pazarlamıyor. Son dönemde bazı tur operatörleri bu bölgelere olan uçuş planlamalarını da iptal etti. Bu bölgeler genel olarak sadece Antalya dolduğu zaman iş yapabilen bölgeler.” ifadelerini kullandı.
İstanbul’un ise Ruslar için genel olarak bir geçiş güzergahı olduğuna dikkat çeken Sancar, Rus turistlerin bu şehirde konaklama sayısının düşük olduğuna dikkat çekti. Sancar konuyla ilgili şunları söyledi: “İstanbul’da Rusların transit geçiş noktası. Kendi ülkesinden Avrupa ve Amerika’ya uçamıyor. Türkiye’ye gelerek buradan uçuyor. Ancak Rusya’dan İstanbul’a gelen turistlerin genel olarak konaklama gün sayısı düşük. Çünkü bir çoğu İstanbul’u ya transit geçiş olarak kullanıyor ya da birkaç gün kaldıktan sonra farklı ülke ya da şehre geçiyor. İstanbul’a gelen Rus turist sayısı kağıt üzerinde 1 milyondan fazla görünürken, bunun yaklaşık 300-400 bini konaklama yapıyor. Dolayısıyla İstanbul’daki otellerde Rus turist yoğunluğu yok.”
TÜRKİYE TURİZMİ ÖNÜMÜZDEKİ 5 YILDA NEREDE OLACAK?
Türkiye’nin turizmde iyi bir noktada olduğunu söyleyen tecrübeli turizmci önümüzdeki 5 yıllık dönemde potansiyel olarak hem turist sayısının hem de elde edilen gelirin artabileceğini söyledi. Konuyla ilgili değerlendirme yapan Sancar, “Türkiye turizm noktasında iyi bir yerde. TGA, koronavirüs pandemisinden sonra çok önemli adımlar atarak; Türkiye’yi destinasyon konusunda çok iyi tanıttı. Bugün Türkiye’ye gelen ülke çeşitliliği çok fazla. Artık Güney Amerika’dan, Güney Asya’dan, Meksika, Japonya, Singapur gibi ülkelerden turist geliyor. Şu anda Körfez kapalı ama o bölgeden de ciddi sayıda turist geliyor. Çok fazla ülkeden Türkiye’ye destinasyon olarak turist gelmesi sağlandı. Ben uzun dönemde Türkiye’nin uluslararası çapta tanınırlığının artması ve festivallerle birlikte 60 milyon turist sayısını çok fazla artırabileceğini düşünüyorum. Daha çok ülke, daha çok destinasyonla birlikte hem turist sayısı hem de gelirin artabileceğini düşünüyorum.” dedi.















