Dünyanın en çok turist çeken ülkelerinden olan Türkiye’de turizm sektöründe 2027 hesapları yapılmaya başlandı. Yüzde 30 civarında seyreden enflasyon nedeniyle gıda, personel ve enerji gibi kalemlerde maliyet artışları yaşanırken, sektör temsilcileri kar etmek için 2027 yılına umut bağladı.
TURİZM SEKTÖRÜ KAR İÇİN 2027’Yİ BEKLİYOR
2026 sonunda hedeflenen turist sayısına ulaşılsa da artan maliyetler nedeniyle işletmelerin kar oranları gerilerken; sektör 2027’de gelecek turist sayısına değil kar marjını artırmaya odaklandı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un açıkladığı verilere göre Türkiye 2025’te milyon turist ağırlarken, turizm gelirleri ise 65,2 milyar dolar olmuştu. Türkiye, bu verilerle 2017’den bu yana turist sayısı açısından dünyada 8’inci sıradan 4’üncü sıraya yükselirken, turizm gelirleri bakımından ise 7’inci sıraya çıktı.

TURİZM SEKTÖRÜNDE 2026 NASIL GİDİYOR?
Türkiye, 2026 yılı turizm hedeflerini ise 68 milyar dolar gelir ve 65 milyon turist olarak belirlemişti. Turizm hareketliliği ile ilgili olarak DW Türkçe’ye açıklamalarda bulunan Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, 2026’nın sektör açısından zor geçtiğini ifade etti. TÜROB Başkanı, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı ve son dönemde şiddeti azalsa da İran’da yaşanan gelişmelerle Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının sektörü etkilediğini ifade etti. Eresin, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Yılı beklentilerimizin altında tamamlayacağız; ancak en azından yeniden bir toparlanma sürecine girdiğimizi söyleyebiliriz. Eylül ve ekim aylarını oldukça iyi rakamlarla kapatacağımızı öngörüyoruz. Kasım ayının biraz daha sakin geçmesini bekliyoruz.”
“DÖVİZ KURU OTELLERİ ZORLUYOR”
Özellikle yılbaşı döneminde İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde uluslararası ziyaretçi çekebilecek etkinlikler yapılması gerektiğinin son derece önemli olduğuna dikkat çeken Eresin, otel doluluklarının iyi olmasına rağmen gelir ve karlılık sorununun sürdüğünü belirtti. TÜROB Başkanı, “Döviz kurlarındaki baskının devam ettiği ve enflasyonist piyasa koşullarının sürdüğü mevcut ortamda sektörün gelirleri reel olarak giderek geriliyor. Otellerimizin kazançları büyük ölçüde döviz bazında, giderlerimizin önemli bölümü ise Türk Lirası cinsinden. Döviz kurunun sınırlı hareket etmesine karşılık maliyetlerimizin sürekli yükselmesi, otel işletmelerini ciddi biçimde zorluyor.” dedi.
Eresin, 2027’nin ise turizm sektörü açısından belirsizliklerin devam edebileceği bir yıl olacağına dikkat çekti. “Bugünden çok net bir tablo çizmek kolay değil. Buna rağmen iyimserliğimizi korumaya çalışıyoruz.” diyen Eresin, savaşların sona ermesi ve jeopolitik ortamın sakinleşmesinin yalnızca turizm sektörü için değil, tüm dünya ekonomisi açısından en temel beklenti olduğunu dile getirdi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından son açıklanan verilere göre Türkiye’yi ziyaret eden yabancı sayısı Ağustos 2026 döneminde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,03 oranında azalarak 6 milyon 963 bin 65 oldu.
Yılın Ocak-Ağustos döneminde ise yabancı ziyaretçi sayısı yüzde 1,84’lük düşüşle 34 milyon 826 bin 677 olarak gerçekleşti. Söz konusu veri, son 2 yılın en düşük yıllıklandırılmış turist sayısı olarak kayıtlara geçti.
2026’nın ilk 8 aylık zaman diliminde yabancı ziyaretçilerin en çok giriş yaptığı il ise İstanbul oldu. İstanbul’u bu dönemde 12 milyon 473 bin 679 kişi ziyaret etti. İstanbul'u 10 milyon 282 bin 502 ziyaretçi ve yüzde 29,52 payla Antalya, 2 milyon 946 bin 599 ziyaretçi ve yüzde 8,46 payla Edirne takip etti.

“HAREKETLİLİK VAR KAR YOK”
Turizm sektörü ile ilgili açıklamalarda bulunan Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler ise 2026 yılı genelinde Türkiye turizmi ve konaklama sektörü açısından ziyaretçi hareketliliğinin değil, eriyen işletme karlarının öne çıktığını ifade etti.
Türkiye’de maliyetlerin artışına dikkat çeken İşler, bu nedenle kar marjlarının önemli ölçüde eridiğini ifade ederken şunları söyledi: “Turizm sektörü olarak önümüzdeki dönemde yalnızca 'Kaç turist geldi, doluluk ne oldu, ciro ne kadar arttı?’ sorularına değil; 'Turizm işletmelerinin gerçek kârlılığı ne oldu, oda başına ne kadar net gelir kaldı ve bu gelir sürdürülebilir mi?' sorularına da odaklanmak zorundayız.”
2026’da dikkat çeken önemli gelişmelerden birinin de rezervasyon davranışlarındaki farklılık olduğunu belirten ETİK Başkanı, “Türkiye’ye gelen turist daha bilinçli, daha karşılaştırmacı, fiyat-hizmet dengesine daha duyarlı ve rezervasyon kararını daha geç veren bir profile doğru ilerliyor. Bu nedenle son dakika rezervasyonlarının artıyor olması, işletmeleri personel planlaması ve nakit akışı gibi konularda zorluyor.” ifadelerini kullandı.
İşler, Türkiye’nin asıl odaklanması gereken konunun daha fazla turist değil, daha sürdürülebilir gelir yaratmak olduğunu söyledi.















